22 Ekim 2011 Cumartesi

Wake me up when October ends

'Onlara terör örgütü demekten bile acizler!'

'Sen hiç mangalarca asker öldüren terör örgütü gördün mü? Düpedüz savaş bu!'

'Allah bütün Kürtlerin cezasını versin. Cumhuriyet döneminde kazımalıydık köklerini!'

'Ben de Kürdüm.Böyle gelecek dile de, özgürlüğe de, ülkeye de lanet olsun!'

'Kürtler bu ülkede zulüm gördü!'

'Bu ülkede sadece Kürtler değil herkes zulüm gördü!'

'İntikam!' 'Savaş!' 'Hadi! Daha neyi bekliyoruz!'

'Tek yol barış!'

'Vatan haini!!!!'

'Faşist!!!!'

Vızır vızır bu cümleler geçiyor kafamın üzerinden.. Hepsi de ateş gibi öfke yüklü. Küçükken gürültüyle bir uçak geçtiği zaman ben hemen gözlerimi yumar, ellerimle kulaklarımı sımsıkı kapatırdım. Gürültünün bitmesine yakın 'Geçti mi?' diye sorardım. Şimdi günlerce gözlerim kapalı ellerim kulaklarımda korku içinde bekleyeceğim belli ki.. Bu soruyu sormayı ümit ederek, bir an evvel...

'Geçti mi?' diyeceğim... 'Halletti mi tepedekiler meseleleri her neyse? Bin yıllık meselede döküldü mü eteklerde ne varsa yere? Birleşmeye karar verdi mi nihayet Türklerle Kürtler bu oyuna karşı? Kazıyacak mıyız hep beraber köklerini; doğmamış bebeklerin, masum çocukların, kadınların katillerinin? Kana susamış insanlara hep beraber dur diyecek miyiz?'

'Evet' diyecek bir ses.. 'Evet, geçti.'

'Biliyordum' diyeceğim. 'O gün albayrağa sarılı bir şehidin cenazesinde, hem Türkçe hem Kürtçe ağıtlar yakılmıştı. Benim gördüğümü herkes görmüş demek ki... Çok şükür...'

17 Ekim 2011 Pazartesi

Nile Teşekkürle..

Pazartesi sabahları koştura koştura işe giderken ben, oturmaya fırsat bulduğum kısa ve değerli anlarda Nil Karaibrahimgil'in yazılarını büyütüyorum iki parmağımla. Hızlıca içime çekip, geniş zamanlarda sindiriyorum o cümleleri. Bunaldığımda, bunu kendiliğinden görüp camı açan biri gibi, sıkıldığımda 'hadi kalk seni bi yere götürücem bayılıcaksın' diyen bir ses kadar müjdeli kelimeleri.. Her yazısını ilk kez gördüğüm tüm Pazartesi sabahları ve bazılarını dönüp dönüp tekrar okuduğum tüm anlar için...

Her daim savaşçı ve mücadeleyi elden bırakmayan bir kadın olmak için ille de antipatik bir feministe dönüşmek gerekmediğini gösterdiği, aşkı baş tacı ettiği ve sevdiğini değiştirmeden sevmenin güzelliğini bilip paylaştığı için...

'Sert basan tuşlar gibi' sözlerini yazdığı için.. (Bu cümle olmasa onu kimbilir ne zaman sonra birşeye benzetecektim.)

Zıp zıp zıplatıp, sloganlar attırdığı için.. Yakında gelecek 25. yaşım için şimdiden 'iyi ki doğdummmmm mmm mmmmm' yaptırdığı için..

Durumun kendisinden daha komik gülüşü için...duruşu için... söylediği, söylettiği herşey için...

Teşekkürler Nil. İyi ki doğdun. Yeni yaşında da kalbinin ışığı dilinden yansısın..

Sevgiler,
Merve