'Onlara terör örgütü demekten bile acizler!'
'Sen hiç mangalarca asker öldüren terör örgütü gördün mü? Düpedüz savaş bu!'
'Allah bütün Kürtlerin cezasını versin. Cumhuriyet döneminde kazımalıydık köklerini!'
'Ben de Kürdüm.Böyle gelecek dile de, özgürlüğe de, ülkeye de lanet olsun!'
'Kürtler bu ülkede zulüm gördü!'
'Bu ülkede sadece Kürtler değil herkes zulüm gördü!'
'İntikam!' 'Savaş!' 'Hadi! Daha neyi bekliyoruz!'
'Tek yol barış!'
'Vatan haini!!!!'
'Faşist!!!!'
Vızır vızır bu cümleler geçiyor kafamın üzerinden.. Hepsi de ateş gibi öfke yüklü. Küçükken gürültüyle bir uçak geçtiği zaman ben hemen gözlerimi yumar, ellerimle kulaklarımı sımsıkı kapatırdım. Gürültünün bitmesine yakın 'Geçti mi?' diye sorardım. Şimdi günlerce gözlerim kapalı ellerim kulaklarımda korku içinde bekleyeceğim belli ki.. Bu soruyu sormayı ümit ederek, bir an evvel...
'Geçti mi?' diyeceğim... 'Halletti mi tepedekiler meseleleri her neyse? Bin yıllık meselede döküldü mü eteklerde ne varsa yere? Birleşmeye karar verdi mi nihayet Türklerle Kürtler bu oyuna karşı? Kazıyacak mıyız hep beraber köklerini; doğmamış bebeklerin, masum çocukların, kadınların katillerinin? Kana susamış insanlara hep beraber dur diyecek miyiz?'
'Evet' diyecek bir ses.. 'Evet, geçti.'
'Biliyordum' diyeceğim. 'O gün albayrağa sarılı bir şehidin cenazesinde, hem Türkçe hem Kürtçe ağıtlar yakılmıştı. Benim gördüğümü herkes görmüş demek ki... Çok şükür...'
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder